24 Mart 2011 Perşembe

Kandidiazis

Candida spp. normal hayvanların ince bağır-sağında bulunur.
Özellikle kutan mukozada ya da mukoza flo-rasında bir değişiklik olduğunda mayalar inva-ziv karakter kazanır.
Mayalardan branşlı, filamentli psödohifa ve hifalar gelişir.
Hayvanlarda önemli olan türler Candida albi-cans ve C.tropicalis‘tir.
Mukozadaki değişiklikler çoğunlukla antibiyo tik tedavisinden sonra olur; anaerobik bakteri-lerin azalması Candida spp.'nin üremesine yol açar.
Kandidiazisin gelişmesini kolaylaştıran fak-törler arasında çevresel ve sosyal stresler, kanser tedavisi ve yangı giderici ilaçlar yer a-lır.
Candida spp., özellikle C.albicans, epitele ya-pışma yeteneğindedir; bu durum virülenste önem taşır.
Glukoz mantarların keratini eritmesi için ge-reklidir.
Candida mikroorganizmalarının çoğalması ve ölmeleri sırasında açığa çıkan bir endotok-sin yersel yıkıma yol açarak etkenlerin yassı epitelin derinlerine ulaşmasına ve kimi zaman da diğer sistemlere yayılmasına yol açar.
Candida spp. sindirim sisteminin herhangi bir yerindeki mukoza lezyonlarına girebilen fır-satçı bir etkendir; ancak, özellikle yaşlı hay-vanlarda, diğer mantarların işe karışması daha olasıdır.
Kandidiazis özellikle buzağı, tay ve domuz yavrularında keratinli epitelin bir hastalığıdır.
Hayvanlarda iştahsızlık nedeniyle mukozada keratinin fazlalaşması lezyonların genişleme-sine neden olabilmektedir.
Primer mide-bağırsak kolonileşmesi ve yer-sel invazyon sistemik enfeksiyona dönüşür; dalak, karaciğer, böbrek ve kalp gibi organlar-da lezyonlar şekillenir.
Bu lezyonlarda fokal nekroz odakları, nötrofil infiltrasyonu ve etkenler görülür.
Buzağılarda kandidiazis uzun süren antibiyo-tik tedavisinden sonra ve rumen kokuşmasıy-la ilişkili olarak ortaya çıkar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder